Dağlar Kızı Reyhan

Hayat baştan sona bir mücadeleden başka nedir ki? Engellerle dolu bir yaşamdayız. Nerede, ne zaman, başımıza ne geleceğini bilmeden yaşıyoruz.

     Damdan düşenin halinden damdan düşenler anlarmış. Bir yakınım sebebiyle yaşadığım tecrübelerimle geldim, bu damdan düşenler kervanına ses katmak için ben de girdim sıraya.

     Geçen yaz tatilimde Fransa’ dan ülkeme gitmek üzere heyecanla uçakta yerimi alıyordum ki üçlü koltuklardan pencere yanında iki engelli genç kardeşimizin oturduğunu fark ettim. Selam vererek, tebessümle koltuğuma yerleştim. Gençlerden küçük olanı zihinsel, büyüğü bedensel engelliydi. Onlar suskundu. Hepimizin yaşadığı bazı engeller vardır görünmezler ama yüreğimizde sızılar ya… Ben de sustum. Zihinsel engelli kardeşin önüne gelen yemeği büyük bir titizlikle yediğini, temizliğini de ihmal etmediğini görünce eğitimli olduğunu anladım. Yolculuk boyunca yanımda bedeniyle bu genç vardı, düşüncelerimde ise Reyhan. Reyhan kim diyeceksiniz. Anlatayım. O yurdumun yıllardır solgun, şimdi bizim gözümüzde yeni açan bir çiçeği. Dağlar kızı Reyhan, biz ona böyle sesleniriz.

     Anadolu’nun ıssız bir dağ köyünde bir karı koca altı çocuğundan beşini büyüttü, evlendirdi. Sonunda altıncı evlatları olan Reyhan adlı kızcağızla baş başa kaldı. Reyhan zihinsel engeli olan bir çocuktu. Şehirden uzak bu köyde, yurdumun zihinsel engelli sayısız çocuğuyla aynı kaderi yaşadı. Eğitimden yoksun ve ilgisiz, toplum içine çıkarılmayarak büyütüldü.

     Aradan yıllar geçti. Babası da ölünce Reyhan, yaşlı ve hasta annesiyle bu tenha yerde yalnızlığı yüklendi sırtına. Sırtı iyice kamburlaştı, saçları da ağardı, üstelik şimdi kırk yaşındaydı. Tek oyuncağı kazağından her daim söktüğü bir ipti, onunla oynamaktan hiç bıkmadı.

     Devletimizin engellilerle ilgili kanunlarda yeni değişiklikler yaptığı zamanlardı. Bu kanunla engellilerin eğitimi Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumundan, Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitim uygulama ve iş okullarına devredilmişti, eğitim ödeneği de engelli bireyin gittiği iş okuluna veya özel eğitim rehabilitasyon merkezine devlet tarafından ödeniyordu. 

    Geç de olsa yaraları sarma vaktiydi. Şehirde bu ana, kız için bir ev kiralandı. Anne için belediyenin yaşlı ve bakıma muhtaç olanlara sunduğu hizmetlere başvuruldu. Kırk yaşında zihinsel engelli Reyhan ise önce bir özel eğitim rehabilitasyon merkezine gönderildi. Orada hem bire bir eğitime hem de sınıf ortamında etkinliklere katıldı. Haberler çok güzeldi. Daha önce hiç kimseyle göz kontağı kurmamış olan Reyhan bire bir eğitim esnasında öğretmeniyle göz teması kurabilmiş, öğretmenin dediklerini yapmış hatta onun elini öpmüştü.

     Fakat bu mutluluk uzun sürmedi. Rehberlik ve Araştırma Merkezi’nin verdiği karar Reyhan’ın gittiği rehabilitasyon merkezine değil, devlet okulu olan eğitim uygulama ve iş okuluna gitmesi yönündeydi. Kararın haklı sebepleri vardı mutlaka, Reyhan’ ın yaşı ve benzeri; ancak ortam ve öğretmen değiştirmek, yeni okula alışmak Reyhan için çok zor oldu. Üstelik Reyhan gibi hem yaşça ileri, hem konuşamayan, bazı özel bakımlarını bağımsız yapamayan, yönergelerle yapabilen biri için bire bir eğitim veya özel alt sınıfta eğitim gerekliydi. Eğitim uygulama ve iş okulunda bu mümkün olamadı. Şimdi kalabalık bir sınıfta farklı seviyelerde öğrencilerle bir aradaydı.

      Reyhan’ı bu yaz gördüğümde çok farklı buldum. Annesinin ve yakınlarının da özel ilgisiyle o bakımsız kız gitmiş, sevimli tertemiz biri olmuştu. Sakindi, kilo almıştı, televizyon izliyordu, neşeliydi. Her ne olursa olsun toplum içine sürekli girmek Reyhan’ ı dahi değiştirmişti.

      Öğrendiğime göre mutluymuş. Okula gitmediği zamanlar evde huzursuzmuş. Arkadaşlarıyla birlikte hastanelerde ayağımıza giydiğimiz galoşlardan üretiyorlarmış. Bununla ilgili bir okul anısı da var üstelik: Başta beş tane galoşu zor yapan Reyhan şimdi bir oturuşta yirmi tane galoş ürettiği için öğretmeni ve okul müdürü tarafından çok sevdiği çikolata ile ödüllendirilmiş.

     Servis aracı ile evden okula, okuldan eve taşınıyormuş. Okulda destekle yapabildiği her resmi, eve getiriyormuş. Annesi resimleri onun yatağının başucuna eşsiz bir tablo gibi asıyormuş. Eskiden yapamadığı öz bakımlar da gelişiyormuş. Annesi, Reyhan’ ın sabahları elini yüzünü yıkarken kulaklarını yıkamayı, kalkınca yatağını düzenlemeyi alışkanlık haline getirdiğini söylüyor.  

      Tabi ki kimse ondan çok fazla şey bekleyemiyor ama keşke deniyor. Keşke çocukken bir okula gidebilseydi. Acaba şimdi düzensiz çıkardığı seslerden biri “anne” olabilir miydi? Olabilir miydi bilmiyorum ama bugün geldiği seviyeden çok daha iyi durumda olacaktı kesinlikle. Özellikle öz bakımını bağımsız olarak yapabilecekti belki de.

       Buradan zihinsel engelli çocuğu veya yakını olanlara seslenmek istiyorum. Zihinsel engellilerimizi kıyıda köşede bırakmayalım, onları sosyal hayattan soyutlamayalım. Eğitim hakkı engelli engelsiz eşit olarak herkesin hakkıdır. Yetkili bir ağız diyor ki engellilerin engel durumları erken yaşlarda tanılanıp bireye uygun eğitim verilirse zamanla engelli birey, yaşıtları kadar olmasa da gelişiyor, öz bakımını bağımsız olarak yapacak seviyeye gelebiliyor.

        Zihinsel engellilerimizi okula göndermekle sorunlar bitmiyor elbette. Özellikle ülkemizdeki özel eğitim öğretmeni ihtiyacına değinmek isterim. Resmi bir açıklamaya göre bakanlığa bağlı özel eğitim okul ve kurumlarındaki zihinsel engelliler için öğretmen ihtiyacına, özel eğitim sınıflarının, rehberlik ve araştırma merkezlerinin, kaynaştırma yoluyla eğitim kapsamındaki bireylere hizmet veren destek eğitim odalarının, özel eğitim kurumu ile özel eğitim rehabilitasyon merkezlerinin öğretmen ihtiyacı da eklendiğinde, en az yedi bin özel eğitim öğretmeni ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde dokuz üniversitede zihinsel engelliler için öğretmen yetiştiren bölüm bulunmaktadır. Yılda toplam dört yüz kırk mezunla  öğretmen açığının kapatılmasının ise mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.

        Zihinsel engelliler eğitimi öğretmen açığını gidermek için diğer üniversitelerde de bölüm açılmalı, gençlerimiz bu mesleğe özendirilmeli, ilgili bölümden mezun olanların önündeki engeller kaldırılmalıdır. Yeterli öğretmen sayısı sağlanmalıdır ki zihinsel engelli öğrenciyle bire bir eğitime daha fazla zaman ayrılabilsin. Böylece öğretmen, öğrencideki bireysel farklılıkları keşfederek ona uygun eğitimi verebilsin.  

       Engellilerin eğitimindeki diğer eksikleri sıralayacak olursak konuyla ilgili halkı bilinçlendirecek eğitim seminerlerinin yeterince fazla olmayışı, özel kurumlarda ve iş okullarında öğretmenlerin ders araç gereç ve kaynak eksikliği ile maddi sıkıntılar başta geliyor. Her ne kadar engelli bireylerin eğitim ödeneği devlet tarafından karşılanıyorsa da eğitim uygulama ve iş okullarımız maddi sıkıntılar çektiklerini açıkça beyan etmektedirler.

       Resmi rakamlara göre ülkemizde nüfusumuzun yaklaşık yüzde 13′ünü engelliler oluşturuyor. Zihinsel engelli bireyler ise bu engelli grubunun içinde önemli bir yer tutuyor. Onlar da geleceği emanet ettiğimiz çocuklarımızdır. Onların eğitimine de gereken önemin verilmesini ve eğitim engellerinin ortadan kaldırılmasını diliyorum.

     Tıpkı iş okullarında galoş üreten zihinsel engellilerimiz örneğinde olduğu gibi, onları yetiştirmeye, sosyalleştirmeye, topluma yararlı bireyler haline getirmeye çabalayan öğretmenlerimizi yürekten tebrik ediyorum; tabi ki eğitim gören tüm engelli öğrencilerimizi de…  Onlardan sadece biri olan, kırkında açan çiçeğimiz Dağlar Kızı Reyhan’ ı da… 

      Kıyıda köşede kalmış, kayıtlara geçmemiş, unutulmuş, solgun ne kadar çiçeğimiz varsa hepsinin geç de olsa açması, sorunların giderilmesi temennisiyle.

                   Salih BİRCAN

                   Fransa/Toul , Aralık 2010

 Türkçe ve Türk Kültürü Dersleri Öğretmeni

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: